Titreyen mum ışığında, yemek hazırladı kendine. Ve bir
sigara yaktı, sigaradan çok yanan kağıda benzese de tadı, eskiden
kalma, canlı dünyadan kalma alışkanlıklarını sürdürmek onu
hayata bağlıyordu. Hayata bağlamasa da çok fark etmeyecekti esasında,
bunun da farkındaydı. O, sonsuz yaşama mahkum edilmişti. Sonsuz
yalnızlığa...
Elektrik santralinin tamirini bugün de bitirememişti. Ağır
bir küfür savurup, biten mumun yerine yenisini koyup yaktı ve 23.
kez 1984’ü okumaya başladı. Bir daha küfretti disütopyaların
en etkileyicisi olarak
adlandırılan bu kitaba, kendi durumunu düşününce. En son kaç yıl
önce kendisinden başka bir insanın sesini duymuştu, tam olarak
kestiremiyordu ama 50 yıl civarı olmalıydı.
Kitabı bırakıp, tekrar düşüncelere daldı, her akşam
tekrar tekrar düşündüğü şeylere. Sonsuz yalnızlığını,
sonsuz yaşamını bitirmek için bir çok başarısız denemede
bulunmuştu, ama bu sefer ümitliydi. Elektrik santralinin ona vereceği
yüksek enerji, kurtarabilirdi belki de onu lanetinden. |