Metafizikle doğa tarihinin birbiri
içine geçtiği yer; ciddi, sadık
araştırıcının en çok severek
oyalandığı yerdir.
Goethe


lkel toplumlarda, doğum, genç erkek bireyin kendini topluluğa kanıtlaması, hastalık, açlık ve kuraklık gibi özel durumlar karşısında büyücü-rahiplerin çabalarının temelinde atalarından kalma mitler yatmaktadır. Toplumun sıradan bireylerinin bilmedikleri bilgilere sahip olmak bir ayrıcalıktır. Bu ayrıcılığı kazanan kesim dün büyücü-rahiplerdi. Bugün? Bilim adamları mı?

Büyücü-rahip için mitleri bilmek demek, nesnelerin kökenindeki sırrı öğrenmek demektir.

Ya bilim adamları için?

Bir başka deyişle, yalnızca nesnelerin nasıl varolma aşamasına geldiğini değil ama aynı zamanda, ortadan kaybolduklarında nerede bulunacaklarını ve nasıl yeniden ortaya çıkabileceklerini de mitleri bilmek ve yinelemek yoluyla öğrenilebilir.

Araştırma ve Deney dediği nedir ki bilim adamının?

Mitler, insanlara Doğaüstü Varlıklar'a özgü yaratıcı hareketlerin nasıl yineleneceğini, dolayısıyla da şu hayvanın ya da bu bitkinin çoğalmasının nasıl sağlanacağını öğretir.

Bilim adamının ulaşmaya çalıştığı, elde ettiği bilgi bundan başka nedir ki? Büyücü-rahibin kaybolan tanrısal beyaz güzelliğin geri gelmesi için ayinler düzenlemesini istediler. Tanrısal beyaz güzelliğin yaratılışındaki sırları bilen Büyücü-rahip yaratılışın öyküsünü yüksek sesle yineledikçe, beyaz güzelliğin yaratılışının yeniden gerçekleşme aşamasına getirileceğini biliyorlardı.


Uzun uzun toplantılar yapıldı, kurullar oluşturuldu, ülke içinde ve dışında bu konuda çalışmış-çalışmamış herkes konuştu. Kurtarılmalı! kararı alındı... Bu görev bir gurup bilim adamına verildi... Bilim adamları bilimsel yöntemin gerektirdiği gibi davrandılar... Nedenini aradılar... Sonuca varmaya çalıştılar...



BİLİM KURGU FANTEZİ
ARAŞTIRMALAR
CONAN EFSANESİ
PAMUKKALE'NİN KUR/U/TULUŞU
THE VAMPIRE IN LITERATURE & BRAM STOKERS DRACULA
UNICORN'UN KÖKENİ
SİSLERİN VAMPİRİ
ANA MENU

Doç. Dr. Mehmet EKMEKÇİ

bkftmaster@hacettepe.edu.tr