
|
 |
Köpekbalıkları da şarkı söyler.
Seninde böyle bazı renklerle -ama koyu ve gölgeli renklerle- kendini belli
eden korkuların yok mu? Renk, korku diyorum. Burada sözcük, içeriği karşılamıyor
elbette. Salt duygu bu. O yüzden ancak bir şeylere benzetebiliyorum. Belki tanımı
şudur: bilinçaltının taşkın uzantıları, kendi kendini zaptedemeyen kolları. Düşün
hep karanlıkta varsın, sadece duyularınla. Ve bunlarla elde ettiklerin ne bilincinde
algılanıyor ne de belleğinde depolanıyor; her şey anlık birer duyu sadece. Aslında
durumunun ne olduğunun bile farkında değilsin, bir varlığının olduğunun bile.
Bilincine giriş ve çıkışlar felç. Ve tam bu sırada sırıtkan köpekbalıkları ve
pürüzsüz sesleri ve karanlık, ta en dipten gelen, yaradılıştan beri var olan kendi
tanımsız şarkılarıyla sana varoluşun ve Tanrı'nın serenadını yapıyorlar; ruhların
ve ışığın, ilk ve bilinmez olan saklı evrenin ve milyarlarca yıl önce ölmüş
uzayların ve sakladıkları bilge bilinçlerin sonu gelmez ama tüyler ürpertici
şarkılarını. Sense önemli bir şeyin süregeldiğini bir an düşünebiliyorsun sadece
ama belleğin olmadığından, içinden geçirdiğin cümle biter bitmez unutuyorsun ne
söylediğini hatta bir şey söyleyip söylemediğini bile bilmiyorsun. Ve bundan
yararlanan karanlık, tüm gizlerini köpekbalıkları ile anlatıyor sana. Sende
olağanüstü duygu izleri bırakan eşsiz sözcüklerle perdelerin bir bir aralanıyor,
bir de unutmayacak olsan tüm bunları, hiçbir yerinden sızdırmayan, mükemmel ve
ışıl ışıl, Logos'tan en fazla pay alanlardan olacaksın aslında. İşte uyku budur.
Ama gözlerini açar açmaz... |

|
|
"Her şeyi unutuyorum, öyle mi ?"
"Evet... Üzgünüm."
"Peki ama sen nasıl hatırlıyorsun böyle olduğunu?"
"Hatırlamıyorum, sadece seziyorum ve bu da yetiyor. Logos'tan aldığım pay arttıkça
artıyor sezgim."
"Aklım yatmıyor söylediklerine."
"Yatması da gerekmiyor zaten. Ne zaman Logos'tan alacağın pay artacak o zaman hak
vereceksin bana. Ama şunu da unutma:
İnançlı olduğunu göstermek için fedakarlık et. Hak ettiğin ödülü Logos'un saklı
hazinesine verebiliyorsan inancını kimse yenemez.
İnançlı olmak istiyorsan çaba gösterme. Eğer o, doğduğundan beri yoksa içinde,
ne yaparsan yap onu sonradan kazanamazsın.
İnancını kaybetmek istemiyorsan yeniden doğ, bırak Tanrısal olan yesin görüntünü.
Ama göze alamazsan bunu bil ki inancın su gibidir, zamanla parmaklarının arasından
akar gider. "
|

|
|