|
S.
- Git-kendini-becer...
Yüzbaşı Valentin
Shostakovich ağzından
çıkardığı çikleti, 21 inch’lik monitörün kenarına yapıştırdıktan
sonra bilgisayara bir numara daha çekti. Metal aksamlı basık oda,
bilgisayarlardan yansıyan loş ışıkla kısmen aydınlanabiliyordu.
Parmaklar bir kez daha klavyenin tuşlarına vuruyorlardı. Şifre, bu
son denemede kırılmıştı. Valentin monitöre bakarak ayağa kalkıp,
kuvvetli bir çığlık attı... Teğmen Natali Dubinsky, elinden diş
fırçasını bırakmaya fırsat bulamadan tuvaletten fırladı.
Atletik vücut yapısıyla, ızgara tabanlı koridorları kısa
zamanda geçmesi güç olmamıştı. Odaya daldığında Valentin,
koltuğunda geriye yaslanıp, postallarını bilgisayara uzatmıştı.
Elindeki süt kartonunu tepesine dikerken, bir taraftan kapıda ağzından
köpükler saçarak nefeslenen Natali’yi izliyordu. Üstünde sadece
slip iç çamaşırları ve postalları vardı...
D.
-Shostakovich! Seni ruh hastası o.. çocuğu!
S.
-Sanırım bu beni ilgilendiren ailevi
bir problem!
D.
-Başına bir şey geldi sandım...
S.
-Ne bu .. Nikolayev’den sonra hepiniz paranoyaklaştınız mı?
D.
-Sakın sen de her şeyin yolunda gittiğine dair masallar anlatmaya
kalkışma. Yerden 400 km. uzakta, yörüngede çürümeye bırakılmış
bir konservenin içindeyiz!
S.
-Seni anlayabiliyorum Natali .. bazen hepimiz umutsuzluğa kapılırız
..
D.
-298 günlük uzay deneyimimin içinde atandığım en kontrolsüz
yer burası.
S.
-Nikolayev’in ölümü bir kazaydı ..
D.
-Söylesene Valentin .. Sovyet
anamız bizi artık terk mi etti?
S.
-Böyle bir şeyi nasıl söylersin! Depolarımızda bize halen uzun süre
yetecek kadar besin ve teknik donanım var! Biz terk edilmedik Teğmen.
Bir yoldaş asker, hizmet etmenin onurunu, en çok ulusunun zor
zamanlarında taşımalıdır...
D.
-Ya Komutan Leonov? O ne olacak .. daha sabahtan itibaren leş gibi
votka kokuyor ve bu haliyle dış uzaya çıkıp, sürekli istasyonla
uğraşıyor. Sanki .. sanki bahçe bakımı yapıyor...
S.
-Yoldaş! Alkoliklikle suçladığınız adam, standart eğitimden
sonra Jukovski’yi bitirmiş, Sovyet savaş kahramanlığı nişanını
iki defa almış ve üzerinde bulunduğumuz bu istasyonu, kendi
elleriyle inşa etmiş bir mühendistir! Onun iradesi, daha güç koşullar
altında da Sovyet anamıza hizmet etmiştir.
D.
-İrade mi? Nikolayev dış uzayda bir yerlerde çürüyor ve bunun
tek sorumlusu da Albay’ın görev başında olmayışıdır.
S.
-Bu konuda daha fazla tartışmak istemiyorum Teğmen Dubinsky .. sizi
rapor etmeme sebep olmadan gidin yatın .. iyi geceler.
Natali
hırsla koridora döndüğünde
bir taraftan dişlerini fırçalıyor bir taraftan da küfürleri sıralıyordu...
Parmaklar gene tuşlara vurmaya başlamışlardı. Valentin,
Albay Leonov’a gelen gizli bir mesajı çözmeyi başarmıştı:
"çok
gizli
102700w... 45574
SOVYET FK.Z.Z.
MİR-2
İSTASYONUNA...
Kargo,
08:47’de verilen koordinatlarda olacaktır. Modül, Sovyet’lerin
son biyoteknolojik buluşunu taşımaktadır. OKTOBER-17 Programı,
Rasputini devir alacaktır. Adaptasyonda daha önceki talimatlar geçerli
olacaktır. Operasyonda gizlilik, hayati önem taşımaktadır. Sovyet
gururunun gene bir adım önde olmasını sağlayın.
Değerlendirme:
Saat 073254 F’deki Sovyet KİL İstasyonunun yayınladığı
mesajda, projenin adaptasyon aşamasında olduğu kaydedilmiştir.
Saat 0502 F’deki STOİ İstasyonu ise yeni programa 48 saat önce geçmiş
bulunuyor. MİR-2’nin FK.Z.Z durum raporu, Sovyetler Bilim ve Teknik
Devlet Komitesi tarafından beklenmektedir.
MESAJ
SONU
GÖNDEREN GLAVKOSMOS
102713 w
ARA
İŞARETİ /../../"
Valentin
düşünceli bir şekilde geriye yaslanırken solundaki ana ekrana bakıyordu.
Bu gerçekten çok önemli bir haberdi. İstasyonun ana işletim
sistemi değiştirilecekti. Yorumlama yetisine sahip program, her ne
kadar; Rus asıllı bilim adamı Asimov’un robot yasalarını içerse
de bilinmeyen komplikasyonlar çıkarabilirdi. Böyle bir program değişimi
son 48 saatten önce hiç uygulanmamıştı. Valentin’in aklına bir
an Natali’nin söyledikleri geldi sonra solundaki büyük ekrana döndü:
S.
-Rasputin!
"Manüel
kullanımdan çıkmamı ister misiniz Yüzbaşı Shostakovich?"
S.
-Onaylandı! Manuel kullanımdan çık!
S.
-UGİ-YODA Radar uydu anteniyle bağlantıya geç ve modül taraması
yap ve karşılaşmaya ne kadar kaldığını söyle.
"Modülle
karşılaşma 1 saat 34 dakika sonra gerçekleşecek."
1
SAAT 30 DAKİKA SONRA...
Ayın gölgesinden çıkan MİR-2’nin
solundaki 145 metrekarelik panellerinin ilki, güneş ışınlarını
kör edici bir şiddetle yansıtmaya başlamıştı... İstasyon; uzun
bir yatay ve kısa bir dikey iskeleye monte edilmiş, silindir şeklinde
bir ana bloktan oluşuyordu. İstasyonun enerjisini sağlayan güneş
panelleri, ana bloğa yatay olan iskelenin iki ucuna monte edilmişti.
Ana bloğun sırtını takip eden kısa iskelenin uçlarında ise çok
yönlü bir vinç ve standart bir anten vardı. Merkezi kısmı yaşam
ve komutaya ayrılan ana blok, kendisine değişik kombinasyonlarda
kenetlenebilecek ara ve uç modüllerden
oluşuyordu. 30 tona varabilen bu modüller; astrofizik, tıp,
biyoloji araştırmalarının yürütüldüğü yerlerdi. MİR-2 ayrıca,
montaj ve bakım işlemini yürütecek yarısı kapalı bir atölyenin
bulunduğu bir platforma da sahipti.
İkinci
Kaptan Vladimir Gazenko sert mizaçlı bir adamdı. Köprüdeki ana
lombozun önünde, dış uzayı beyaz lekeler halinde süsleyen 5 kişilik
ekibe bakarken, Rasputine emirler yağdırıyordu.
G.
-Radyo vericimiz hala arızalı mı?
"Yer
yüzü ile bağlantı tamamen kesildi Binbaşı Gazenko."
G.
-Operatör gemisinin
sistemleri konusunda telemetrik rapor istiyorum. Yönelme motorları için
umut var mı?
"Otomatik
yaklaşma ve kenetlenme negatif gerçeklikte. Ekip liderine bağlanmamı
ister misiniz Binbaşı Gazenko?"
G.
-Onaylandı!
-Yüzbaşı
Shostakovich!
#...
Efendim! Modül kontrolsüzce dönmüyor. Balistik yaklaşma şemamıza
başlıyoruz.#
G.
-Hepiniz enfraruj aygıtlarınızı her ihtimale karşı açık tutun.
Göreyim sizi...
#...
Efendim! Optik doğrultma cihazları ve lazer mesafe ölçme cihazlarımız
devreye girdi.#
G.
-Modülün, ayın gölgesinde kaybolmasına fırsat vermeyin!
Binbaşı
Gazenko ellerini arkada kenetleyerek dikkatini ekibe verdi. İçinde kötü
bir sezgi belirmişti. İstasyonun kızıl lombozunda, birden modüle
çok yaklaşan bir astronotun çarptığı an yansıdı. Asker çırpınarak
geriye boşluğa doğru kontrolsüzce süzülüyordu.
G.
-YÜZBAŞI NELER OLUYOR? KİMDİ O?
#
... Lazarev Efendim! Aniden fırladı .. anlamadık .. ga ..galiba
elbisesi yırtıldı! #
G.
-LANET OLSUN YÜZBAŞI!
#...
Elbisesi yırtılmış olmalı! Onu kurtaracağız .. #
G.
-Herkes görevinin başına dönsün!
#...
Efendim! Hala .. #
G.
-Bu bir emirdir Shostakovich! .. Hemen durum raporu istiyorum.
#...
Modülün millerinden birini istasyona yöneltmeyi az önce başarmıştık.
#
G.
-Sinyaller!
"Otomatik
kenetlenme menzile girdikten sonra gerçekleşecek Binbaşı Gazenko."
25 DAKİKA SONRA...
Natali,
Hermetik kabin ortamına girdikten sonra sinir krizi geçirmeye başlamıştı.
Yüzbaşı Pilyugin ve Teğmen Malishev, Nataliyi sakinleştirmeye çalışırken
Valentin’de üstündeki elbiselerini çıkarmaya yardım ediyordu.
Loş koridordaki çelik ızgaraların altında yanan yeşil lambalar
herkesi bir an susturmuştu. Ardından Rasputinin metalik sesi
duyuldu:
"Tüm
mürettebat; 10 dakika içinde modülün bağlandığı, B güvertesinde
bekleniyor"
Ekip
güverteye vardığında Natali biraz daha sakinleşmişti ama tartışma
bitmemişti.
P.
-Teğmen! Sakinleşin artık. Kontrolsüzlüğünüz yüzünden bir gün
doğu Sibirya’yı boylayabilirsiniz!
D.
-Burada kontrolsüz olan bir şey varsa o da bu hurda istasyonun
kendisidir ve üstüne üstlük uzay elbiselerimizin yönlendirme
sistemleridir Yüzbaşı!
M.
-Yüzbaşı Pilyugin! Teğmen Dubinsky haklı efendim .. elbiselerimiz
çok eski!
P.
-Teğmen Malishev! MİR-2’deki uzay elbiseleri de, güneş santrali
projesindeki diğer tüm istasyonlardaki elbiselerle aynı zamanda değiştirilir.
S.
-Pilyugin! Teğmen Dubinsky ve Malişev haklılar. Yerdekilerin düşük
bütçeyle yarışı önde bitirmeye çalıştıklarını biliyoruz.
Bir istasyonun üç haftada iki kişiyi kaybetmesi, olağan üstü bir
durumdur. Bu konuda bir rap...
G.
-Hiçbir subay benim iznim olmaksızın bir rapor hazırlamayacak!
Valentin’in
sözünü kesen ses, döner merdivenin başında duran ikinci kaptan
Gazenko’ya aitti. Merdivenlerin gölgesinde durduğu halde burnunun
kan içinde olduğu seçilebiliyordu.
G.
-Albay Leonov güverteye iniyor! Hazır ol!
Gazenko’nun
sesi metal boşluk içinde güçlükle yankılanmıştı. Shostakovich,
Dubinsky, Pilyugin ve Malishev, Modülün girişinin yanında hazır
durumda bekliyorlardı. Merdivenlerden elindeki kitaptan başını
kaldırmadan inen Albay, "Rahat" diye seslendi. Elindeki kitabın
kapağında dikkati çekecek büyüklükte, taze bir kan lekesi vardı.
Malişev yerinden fırlayıp yuvarlak modül kapağını manüel
olarak açtı. Herkes durduğu yerden içi karanlık modülü
izlemeye başladı. Gazenko’da neler olduğunu görmek için karanlıktan
iki adım öne çıkmıştı. B güvertesi bir an sessizliğe gömülmüştü.
Leonov buğulu bakışlarını kitaptan ayırıp, karanlık modüle eğildikten
sonra içeriye, kararlı bir şekilde kolunu soktu. Valentin her an
Leonov’u kurtarmak için atılmaya hazır bekliyordu. Leonov’un çıkmasına
dikkatle yardım ettiği şey, şaşkınlıktan herkesin ağzını açık
bırakmıştı. Leonov , 10-12 yaşlarında; bembeyaz uzun saçları
olan çıplak bir kız çocuğunun elini tutuyordu. Uçuk sarı göz
bebekleri, gülümseyen ufaklığın, kör olduğunu belli ediyorlardı.
Leonov, kendilerine afallamış bir şekilde bakan kalabalığa
sonunda bir şeyler söyledi.
L.
-Yıldız Çocuğa merhaba deyin!
|